KAHRAMAN KORKAK BABAM

Ödüllü yazar Aşkın Güngör'ün yeni kitabı Kahraman Korkak Babam çıktı!

"Benin babam korkak mı, kahraman mı?"

Kıvırcık ile ablası Çalı, arkadaşlarıyla birlikte bu sorunun peşine düşüyorlar.

Berk Öztürk de kitabın içindeki güzel renkli resimleriyle size eşlik ediyor.

Kahraman Korkak Babam internet sitemizde ve tüm kitapçılarda:

http://www.bilgiyayinevi.com.tr/kahraman-korkak-babam

cArleone

GENEL BİLGİLER

DEĞERLENDİRMELER

YORUMLAR

  • ARKA KAPAK

    "Fabrikanın dışına yanaşan taksinin motor sesini dinledik. Vücudumuzu saran halat nedeniyle hareket etmemiz imkânsızdı ve yaşanacak her şeyi sadece izleyebilecektik. Bunu bilmek hissettiğim pişmanlığı artırıyordu. Biraz sonra kim bilir neler yaşanacak ve biz babamıza yardım bile edemeyecektik."

     

    Aşkın Güngör'ün çocuk kalbi roman kahramanlarıyla birlikte çarpıyor.

    Kıvırcık, Çalı, Sırık, Şapşik ve kahraman korkak baba...

  • KÜNYE

    Kahraman Korkak Babam

    Resimleyen: Berk Öztürk

    ISBN: 978-975-2206-67-0

    Ebat: 13,5x21,5 cm

    204 sayfa, holmen, renkli resimli

    10 yaş ve üzeri, roman

    Temalar: Mizah, polisiye

    Yayıncı: BİLGİ YAYINEVİ

  • KİTAPTAN BİR BÖLÜM

    Bölüm 1

    ŞAPŞİK

     

    Bu öğlen okul bahçesinde Şapşik yanıma geldi ve pis pis gülerek “Sana çok acayip bi’ sürprizim olacak Kıvırtık,” dedi.

    Birbirimizden hiç hoşlanmazdık. Bunun pek de iyi bir sürpriz olmayacağı açıktı. Önce “Lakabım Kıvırtık değil, Kıvırcık!” diye hatırlattım ona, sonra da “Ne sürpriziymiş bu Şapşik?” diye sordum.

    Elini burnumun önünde sallayarak “Benim lakabım da Şapşik değil, seni gidi mankafa!” dedi. “Bana Heybetli diyeceksin!”

    Kalın camlı gözlüklerinin altına dek inen uzun perçemlerine ve çilli yanaklarına bakarak gülümsedim. “Lakabı heybetli olan birine göre epeyce sevimli ve ufak tefeksin,” dedim alayla. Öyle ya, ne de olsa benimle aynı boydaydı. Hatta bir iki parmak kısaydı bile.

    “Sana öyle geliyor! Ben son derece...” diye parlamıştı ki, aniden susarak yüzüme dik dik baktı. “Aman neyse, senin uyuzluklarınla uğraşmayacağım. Nasıl olsa birazdan gününü göreceksin!”

    “Bak, bi’ gıcıklık yaparsan seni iyice pataklarım,” diyerek gözdağı vermeye çalıştım.

    “Dene de gör!” dedi. Yine pis pis sırıtmaya başlamıştı ve gerçekte olduğundan yüz elli kat falan daha gıcık görünüyordu. “Sınıfa gelirsen acayip sürprizimi görürsün!” diye ekledi.

    “Aman çok da merak ettim sanki,” dedim. Ama daha şimdiden içim içimi yemeye başlamıştı. Elinde bana karşı çok iyi bir koz olmasa bu kadar neşeli görünmezdi.

    “Çok acayip bi’ sürpriz,” dedi. “Çok acayip. Babanla ilgili.” Sonra da bir şey dememe fırsat bırakmadan dönüp koşa koşa okula girdi.

    Arkasından baktım. Babamla ilgili bir sürpriz mi? Ne demekti ki bu? Ellerimi pantolon ceplerine sokarak yürümeye başladım. Şapşik’in koşarak kat ettiği yolu ağır ağır adımladım. Öğle teneffüsünü eğlenerek değerlendirmeye çalışan diğer öğrencilerin arasından süt dökmüş kedi gibi geçtim. Başım yere eğikti. Kara kara düşünüyordum: Bu sürpriz ne olabilirdi? Şapşik’i bu denli mutlu ettiğine göre beni rezil edeceği kesindi. İyi ama konunun babamla ne ilgisi vardı?

    Sınıfımızın olduğu koridora girmiştim ki bir kol omzuma dolandı. Baktım: Sırık.

    Benimle aynı hizaya gelmek için sırtını hafifçe kamburlaştırmış, eğik yürüyordu. Bir eli hemen her zaman olduğu gibi pantolon cebindeydi. Gülümseyerek “Ne o Kıvırcık?” dedi. “Gemilerin mi battı be?”

    “Battı galiba,” dedim.

    “Ne demek oğlum bu?”

    “Şapşik’in bana çok acayip bi’ sürprizi varmış.”

    “Haa, şu sürpriz.”

    “Ne yani? Sen biliyo musun sürprizi?”

    “Biliyorum.”

    “Nedir? Babamla ilgili ne söyleyecek ki Şapşik denen o sahtekâr?”

    “Bilmiyorum.”

    Tepem atıverdi. “Biliyo musun bilmiyo musun?” dedim ters ters. “Bi’ öyle diyo’sun bi’ böyle!”

    Sırık “Bir sürpriz yapacağını biliyorum ama sürprizin ne olacağını bilmiyorum,” dedi. “Teneffüste hepimizin yanına tek tek geldi. Sınıftaki herkesin yani, taam mı? ‘Ders zili çalmadan on dakika önce sınıfta olun, çok acayip bi’ sürprizim var’ dedi.”

    Merakım iyice artmıştı. “Ne olabilir ki bu sürpriz?” diye mırıldandım.

    “Birazdan görürüz,” dedi Sırık.

    Birlikte sınıfa girdik.

    (...)

     

  • REKLAM

  • Bu kahraman, başka kahraman! / SANEM ERDEM / İYİ KİTAP / 30 ARALIK 2016

    “DÜNYA SAVAŞIYORKEN BİZ BARIŞALIM MI?

    “BOŞBEŞ CUMHURBAŞKANI BUGÜNE KADAR AZARLAMADIĞI HERKESİ TEK SEFERDE AZARLADI”

    “ŞEHRİN ORTASINDA SİLAHLI ÇATIŞMA”

    “DÖRT ÜLKE İKİ ÜLKEYE BARIŞ İLAN EDERKEN, SEKİZ ÜLKE ALTI ÜLKEYE SAVAŞ İLAN ETTİ”

    Yok, yukarıdaki haber başlıkları gerçek değil, kitaptan bir alıntı. Aşkın Güngör’ün Kahraman Korkak Babam adlı kitabı böyle bir dünyada geçiyor işte. Savaşlar, çatışmalar, azarlamalar, haksızlıklar… Bizim alıştığımız, ancak alışmamamız gereken bir dünya.

    Bu dünyada koca saçlı bir çocuk var: Adı Aras olsa da Pıtırcık serisindeki gibi lakaplara özenip kendine Kıvırcık adını takmış. Çalı adını taktığı bir de ablası var, onun gerçek adı da Azra. Bu iki kardeş anne, baba ve anneanneleriyle birlikte (bir de maceralar yüzünden ilgilenmeye vakit bulamadıkları kanarya Pörtlek’le) yaşıyorlar.

    Kıvırcık’ın keyfi, bir sabah okula gittiğinde Şapşik lakaplı gıcık bir sınıf arkadaşının sürpriziyle kaçıyor. Meğer taksi şoförlüğü yapan babası silahlı bir çatışmanın ortasında kalmış ve Şapşik de babasının taksiden çıkıp sürünerek bir dükkana girdiği güvenlik kamerası görüntülerini bulmuş. Babasının “korkaklığına” dair görüntüleri sınıfla birlikte izleyen Kıvırcık adeta yerin dibine geçiyor. Ne de olsa tüm babaların kahraman olması gerekir, değil mi?

    Bu skandal üzerine, babalarının korkak imajını düzeltmek için abla kardeş planlar yapıyor. Ama ne planlar: Sırf babası onları korusun, onlar için kavga etsin diye yabancılara tekme atmak mı üzerlerine alçı dökmek mi… Ama yok, kibar ve sağduyulu baba her seferinde çocuklarının yaramazlıklarını fark edip onların tuzağına düşmüyor. Derken bir plan yapıyorlar ancak bu kez oyunları tehlikeli bir hâl alıyor ve babalarının gerçekte nasıl bir kahraman olduğunu kendi gözleriyle görmek zorunda kalıyorlar.

    Kitabın sürprizini bozmamak için fazla detaya girmek istemiyorum ancak finale doğru silahların ortaya çıktığını söylemekle yetineceğim sadece. Hop oturup hop kalktığım bu sahneler heyecanı tırmandırıp gerilim yaratıyor. “Çocuğum gündelik hayatta zaten şiddet sahnelerine fazlasıyla maruz kalıyor, bari okuduğu kitaplarda bunlara rastlayıp üzülmesin,” diyenlerdenseniz sizi başka bir kitaba alalım. Zira evsiz sandıkları bir adamın uyuşturucu satıcısı olduğu ortaya çıkıyor, üstelik ondan yardım istemek gibi bir hataya düşüyorlar! Ama merak etmeyin, korkup üzülseler de roman mutlu sonla bitiyor (kanarya Pörtlek hariç) ve didaktik bir anlatıma kaçmadan doğru-yanlış ayrımını gözler önüne seriyor. Mesela ilgisiz kalan zavallı ev hayvanlarının sonunun ne olacağını ders vermeksizin birazcık acıklı bir sahneyle gösteriyor.

    Yazının başında yer verdiğim haber manşetleriyle olsun, çocukların babasının “Tüm haksız kararlara isyan etmelisiniz zaten” demesiyle olsun bu roman çocuklara pembe gözlükler değil, bir “gerçek dünyaya giriş” rehberi sunuyor bir bakıma. Fakat bunu öyle komik, öyle heyecan verici ve öyle sevimli yapıyor ki bir bakıyorsunuz okurken karakterlerle birlikte kıkırdamaya başlamışsınız. Böyle kitapları seviyorum ben, yetişkinlerin dünyasının bir prototipini sunan ve bunu yaparken de mizaha başvuran kitaplar. Atlattıkları tehlikelere rağmen çocuksu naifliklerini yitirmeyen karakterleri anlatan kitaplar. İçinde yaşadığımız huzursuz ortam sağ olsun, dünyanın tehlikelerine erkenden şahit olmak zorunda kalıyor çocuklar. Onları bu tehlikelerin adının bile geçmediği bir fanusa hapsetmemiz mümkün değil. Dünyanın çirkin yüzünü her gün “son haber”lerde, gazete manşetlerinde ve hatta sokaklarda gördükleri zaman yaşadıkları korkuyu, kafa karışıklığını bu tür kitaplar sayesinde bir nebze olsun giderebileceklerine, yaşanabilecek olumsuzluklara bu şekilde hazırlıklı olacaklarına inanmak istiyorum.

    Kahraman Korkak Babam, bir yandan da bir yanlış anlamalar/anlaşılmalar komedisi aslında. Yazar, baba karakterinin korkak zannedilmesinin altında apayrı bir hikaye yattığına dair ipuçlarını metne usul usul serpiştiriyor ve büyük gerçeğin ortaya çıktığı sahneye kadar bir dizi yanlış anlama kurgunun belkemiğini oluşturuyor. Bu yanlış anlamalar mizah unsuru içerse de bizim saf çocukların uyuşturucu satıcısını evsiz zannetmeleri kitaba gerilim katıyor.

    Aşkın Güngör’ün kitapta kullandığı dil, beni çok güldüren (ama gerçek hayatta karşıma çıksa koşarak uzaklaşacağım) huysuz anneannenin söylenmeleri ve laf sokmaları üzerinden yer yer eski kullanımlara, eski deyişlere kayıyor. Karaktere uygun bir dil bu elbette, ancak okurların ara ara okumayı kesip büyüklerine (veya sözlüklerine) başvurmalarına neden olabilir. Bununla birlikte yazar gayet düzgün bir Türkçe kullanıyor, kullanmayanları da çeşitli karakterler vasıtasıyla uyarıyor.

    Berk Öztürk’ün çizimleriyse kitabın neşeli, komik dilini yansıtmakta çok başarılı olmuş. Kitap elime ilk geçtiğinde şöyle bir karıştırırken dikkatimi ilk çekenler biraz koyu tonlara kaçsa da canlı renk seçimleri ve özellikle Kıvırcık ile Çalı karakterlerinin birbirinden sevimli tiplemeleri olmuştu.

    Yer yer kıkır kıkır güldüren yer yer de heyecandan kalbimi hoplatan bu romanın bir seri olması planlanıyormuş ve bir sonraki kitapta anne karakteri çileden çıkarılacakmış. Merakla bekliyorum.

    Bu arada yayınevine not: Keşke kitapta emeği geçen tüm kişileri künyede görebilseydik.

    Kahraman Korkak Babam / Aşkın Güngör / Resimleyen: Berk Oztürk / Bilgi Yayınevi / 2016 /204 s. / 8+

    Sanem Erdem, İyi Kitap, Ocak 2017 #90

  • KORKU İNSANİ BİR DUYGU MUDUR? / MAVİSEL YENER CUMHURİYET KİTAP / 17 KASIM 2016

    Korku insani bir duygu mudur? Gerçek korkaklar kimlerdir? Bu konular üzerine kafa yormak hepimize iyi gelecek.

    Sapşik, sınıf arkadaşı Aras’a çok kötü bir sürpriz yapar. Sınıftaki akıllı tahtada gösterilen bir videoda şehrin ortasında yasanan silahlı çatışmadan korkup, yerlerde sürünen bir adam vardır. Güvenlik kamerasına takılan bu görüntü Aras’ın babasına aittir. Sınıftaki herkes bu adamla alay eder.

    Babasının korkak olarak anılması Aras’a ağır gelmiştir. Onu kurtaracak tek şey, babasının kahramanlık yaptığını gösteren bir görüntü kaydıdır. Sınıftaki itibarını ancak böyle geri alabilecektir. Aras'ın bu planı uygulaması hiç de kolay olmayacaktır.

    Çocuk edebiyatının nitelikli kalemi Askın Güngör'ün kaleme aldığı bu kitabın serisini çocuklar merakla takip edecek.

    Kahraman Korkak Babam / Aşkın Güngör / Resimleyen: Berk Oztürk / Bilgi Yayınevi / 2016 /204 s. / 8+

    Mavisel Yener, 17 Kasım 2016, Cumhuriyet Kitap

comments powered by Disqus
istatistikleri görün