Düşler Diyarı

DÜŞLER DİYARI / SEVDA MÜJGAN

Yolda kartopu oynayıp insanları seyrede seyrede okula gelirseniz derse geç kalmanız da kaçınılmazlaşır. Yalnızca çocukların kurallarının geçerli olduğu bir dünyada yaşayıp istediğiniz gibi hareket edemediğinize göre, Nilgün Öğretmene derse on beş dakika geç kalmanızın nedenini açıklamalısınız.

Karşınızda yanıt bekliyor öğretmeniniz. Kendiniz de nedenini bilmeden “kurt” sözcüğü dökülüyor ağzınızdan. Ardından “kurt adam” diyorsunuz. Ancak bir kurt adamın sizi kovaladığı için derse geç kaldığınıza kimseyi inandıramıyorsunuz. Sınıfınız kahkahalara boğulurken öğretmeniniz yalanlar atıp duran sizleri cezalandırmaya karar veriyor. Okul kütüphanesindeki bütün kitapları raflardan indirip tozlarını alacak ve sonra yeniden yerlerine dizeceksiniz.

Sizler, Ertan ve Bülent, derslerinize gereğince çalışmıyorsunuz, oldukça yaramazsınız. 6/H sınıfında aynı sırayı paylaşıyorsunuz.  Öğretmen, uslu ve çalışkan Kadri’yi de görevinizi  nasıl yerine getirdiğinizi kendisine rapor etmesi için sizinle kütüphaneye gönderiyor.

Sizler, kütüphanenin sizlere göre bir yer olmadığını düşünürken henüz bu cezanın “Düşler Diyarı”nın kapısını açacak bir yolculuğa dönüşeceğini bilmiyorsunuz. Kitapların arasında elinize siyah deri ciltli bir kitap geçiyor. Kitabın üzerinde yaldızlı el yazısı harfleriyle “Gülücük Kontesinin Günlüğü” yazıyor. Kitabın kapağını açınca yapışık olduğu sararmış sayfadan ayrılarak uçmaya başlayan rengarenk bir kelebekle karşılaşıyorsunuz. Merakla kitaba eğildiğinizde…

Bülent, Ertan ve Kadri kendileriyle birlikte “Düşler Diyarı”na  gitmek isteyen çocukları bekliyor.

İyiliğin en güzel meyvesi olan gülücüklerinizi yitirmemeniz gerektiğini fısıldayacak siz çocuklara yazar ağabeyiniz.  Gülmeyi unutan insanlar, iyiliği aramadan kötülüğün hükümdarlığına boyun eğerler çünkü.

Sevda Müjgan Yüksel, abece Dergisi, Temmuz 2003

KAYNAK: SEVDA MÜJGAN BLOĞU

Bir Cevap Yazın