YAZAR MAVİSEL YENER’DEN MESİH’İN KLONU DEĞERLENDİRMESİ

Mesih’in Klonu’nun alt yapısında her şeyden önce uzunca bir okuma serüveni yattığı belli. Aşkın Güngör tarih kitaplarını ve yaygın dinlerin kutsal kitaplarını incelemiş. Kurguyu Marduk efsanesi ile ilişkilendirmesi ilginç. Mesih’in gelişi ve Marduk’un gelişi metaforu incelikli işlenmiş.

Aslında Mesih’in Klonu’nda pekçok ara “hikaye” var. Bu da başlarda “ayrıntı” gibi görünse de hepsinin gerekli ara geçişler olduğu açık. 2034 yılı anlatılarıyla ilintili olarak Mesih’in kopyalanmasına kadar geçen süreç anlatılıyor ilkin. Çarmıhtaki İsa’nın kanıyla doldurulan kasenin peşinden koşuyoruz, ister istemez Tapınak Şövalyelerine uzanıyor konu. Klonamanın bilimsel damarı da gözardı edilmemiş bu arada. Mesih’in çevresinde birleşen bir grup, Amerika ve planların uygulamaya sokulma girişimleri…

Mesih’in Yeniden Doğumu Projesi çok ilginç sonuçlara yelken açıyor ve kitabın sonunda umulmadık bir final… (Elbette söylemem, okuyun, görün!)

İtiraf etmeliyim ki kitap “zor” bir kitap. Okurun farklı kaynaklardan beslenmeden bu kitapla buluşması düş kırıklığı yaratabilir onda. Örneğin Marduk konusundan yola çıkılıp, siyasal ve ekonomik güçlerin bunu kullanması, her zamanki gibi çıkar gruplarının, bundan da yararlanmaya çalışması, dinler tarihi…vs.

Aşkın Güngör’ün Gohor dizisini okuyanlar onun sonsuz düş gücünü ve akıcı dilini iyi bilirler, işte bu düş gücünün yarattığı Mesih’in Klonu, bilim kurgu hayranlarının çok seveceği bir kitap. Aşkın Güngör’ün eline, yüreğine sağlık.

Bu bahane ile ona bir soru sorayım: Acaba Gohor’da tasvir ettiği o kent, Marduk sonrasına insanları hazırlayacak kent midir?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir