YEDİ KİŞİ, YEDİ KADER / VATAN KİTAP

Yedi kişi… Yedi kader… Yedi kayıp ruh… Yaşamın bir yerlerinde kesişecek yedi karanlık öykü…

Uzun soluklu, tam yedi kitaplık Kayıp Ruhlar Kulübü dizisinin başlangıcını oluşturan Ruhlar Kayboluyor bu yedi kişiye odaklanıyor.

Pek de bildik kahraman çizgisinde olmayan kişiler bunlar. Zaafları, hayata veya kendilerine duydukları öfkenin neden olduğu olumsuz tavırları, kimisi pek de masum olmayan beklentileriyle kusurlu varlıklar hepsi. Ve bir ayağı bildik evrene, diğeri kâbuslar diyarına basan serüvenlerinde bir çeşit sacayağı görevi görüyor, evrenin dağılmasını önlüyorlar. Bunu bilinçli tercihle, kahramanca güdülerle yaptıklarını söylemek mümkün değil. Ana gayeleri kendilerini kurtarmak. Ama —kaderin tuhaf bir oyunu olsa gerek— kendilerini sadece bu boyutu değil, tüm varoluş boyutlarını etkileyecek bir komplonun içinde buluyorlar. Kısacası, bir ara boyuta sürükleniyorlar.

Bildik dünyanın üstüne saydam kılıf gibi geçirilen bir boyut bu. Sokaklarda ateş gözlü dev kurbağalar, umut, mutluluk, huzur gibi olumlu duyguları emen sülükler, et yiyen bitkiler, devasa yarasalar, köpekle fare karışımı korkunç yaratıklar, iğrenç böcekler ve daha bir yığın vahşi yaratık fink atıyor. Normal insanlar tarafından görülemeyen bu yaratıklar kayıp ruhlar tarafından görülebiliyor. Dahası, yaratıklar için de diğer insanlara oranla daha fark edilir hale geliyor bu yedi anti-kahraman.

Kitapta tanıtılan ilk kayıp ruhların dördü insan, biri cücü (Cüce değil, cücü. ‘Büyücü’ ile ‘cüce’ sözcüklerinin tuhaf bileşimiyle oluşan bir ad), biri bilinmeyen başka bir boyuttan gelen bir varlık ve sonuncusu da gölgelerin beden bulmasıyla oluşan bir gölge adam.

Ruhlar Kayboluyor, bu insanlardan ilki olan Levent Akarsu’nun maruz kaldığı lanetle ve düştüğü bir kâbustan ‘Ra’nın Gözü’ olarak uyanmasıyla başlıyor. Onlarca sayfa boyunca, okuru da ters köşeye yatıran dehşetli bir sürü olay sonrası, Levent Akarsu kayıp ruhlardan ilki oluyor.

İkinci ruh olan Melisa Çokeren’i namıdiğer ‘Hayalet’ olmaya iten olaylar Levent Akarsu’nun başına gelenler kadar dehşet verici değil. Melisa Çokeren son derece bildik bir sabaha uyansa da, yaşanan bir olay sonrası kendini ara boyutta buluveriyor. Sonrası hayatta kalabilmek için sürdürülen bir kaçış tabii.

Hafızasını yitirdiği için kendi boyutunu hatırlayamayan ve geri dönebilmek için ne yapması gerektiğini bilmeyen üçüncü ruhun lakabı ‘Yabancı’. Bir yetmiş boylarında, ince, atletik vücutlu, yeşil tenli, uzun sivri kulaklı bir varlık. Onun kaderi de diğerlerinden pek farklı değil.

Dördüncü karakter Hakan Can bir uzaylıyla iç içe geçerek karma varlık halini alan, dolayısıyla da ‘Kabuk’ namıyla anılan bir insanoğlu. Bir yandan kurtulabilmenin yollarını arıyor, diğer yandan eşleştiği uzaylıyı tanıdıkça değişen duygularıyla boğuşuyor.

Beşinci kayıp ruhun lakabı ‘KeleBerk’. Ağzından çıkan kara kanatlı kelebeklerden kurduğu sürü onu diğerlerinden farklı bir rotaya itse de, başka bir boyutu olası kılamıyor. O da ara boyutun dehşetleriyle yüzleşmek zorunda.

Düşler Diyarı ülkelerinden birinde başarısız mı başarısız bir büyücü olarak hayatını sürdüren Efendi Nüg, bildik dünyaya düşerek kayıp ruhların altıncısı oluyor. Kendi boyutunda bir yeteneksizlik abidesi olan beş yüz yaşındaki bu cücü, gerçek dünyada üstleneceği rolden habersiz, hemen her köşesinde dehşetin yuvalandığı sokakları adımlıyor. Ta ki, Gölge Adam’la tanışıncaya dek.

Ve evet, yedinci ve —şimdilik— son ruh, Gölge Adam. Evrenle yaşıt bir kütüphanede bedensiz bir gölgeyken, nedenini kestiremediği olayların tetiklenmesiyle hacim kazanan ve diğerlerinin çevresinde toplanacağı bir varlık o.

Kayıp Ruhlar Kulübü dizisinin ilk kitabı olan Ruhlar Kayboluyor’daki karakterler bunlarla sınırlı değil. Tuhaf bir denizaltıyla kayıplara yardıma koşan gizemli bir adam, bir alkolik, lanetleri gerçekleşen bir genç kız ve daha nicesi sayfalar arasında dört dönüyor.

Yedi sene önce yazımına başlanan ve ancak günümüzde tamamlanarak yayın aşamasına gelen binlerce sayfalık Kayıp Ruhlar Kulübü dizisinde fantastik unsurların yanı sıra korku öğeleri de bolca yer alıyor. Okura da ilk kitap olan Ruhlar Kayboluyor’la bu tuhaf evreni ziyaret etmek kalıyor.

Vatan Kitap, Kasım 2011

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir