BİLİM KURGUNUN BİLGELİĞİ / MAVİSEL YENER / CUMHURİYET KİTAP

Geleceği şekillendirecek değerleri, ekonomiyi, bilim ve teknolojiyi, umudu, umutsuzluğu tartışan/ tartıştıran bir bilimkurgu romanı Gohor-Cam Kent. En çok da “insan” olanın yüreğindeki sevgiyi yoğuruyor satırlarında… Fantastik edebiyatımızın güçlü kalemi Aşkın Güngör bu romanında gerçeği algılama, yansıtma yöntemi olarak bilim kurgu türünü seçiyor.

2400’lü yıllardayız. Geleceğin dünyasındaki Gününgülü köyünde yaşayan duyarlı bir gençle tanışıyoruz.  O, rüzgâra “dost” diyecek, onun koluna girdiğini hayal edecek denli incelikli, kuşlardan bile öğreneceği şeylerin olduğunu düşünen yaratıcı bir genç. Bildiği hemen her şeyi Bay Öhh’den öğrenmiş. Yıllarca, köyün yakınındaki Cam Kent Ramelya’ya uzaktan bakmış. Oraya yolcu taşıyan “Büyük Gümüş Solucan” her zaman korkutucu görünmüş gözüne. Bu solucan hızla yol alırken kuşlara çarparmış; Gohor bu kuşları tek tek alıp bir tepeye gömecek kadar duygulu, sevecen biri. Bedeninde taşıdığı kocaman yürek çoğu zaman başına dert! Çünkü duyarlı biri o. Oysa yaşam kimi zaman acımasız.

Yoksulluğu, ölen kuşları, sarhoş babasını, annesinin yokluğunu nasıl kaldırsın ki o yaşta Gohor? Annesi hayattayken her şeye dayanmak daha kolay, ama ya o yokken? “Ne zaman ki annem öldü, duvarlar daralmaya başladı. Belki de baba oğul ikimizin de acısı ve yalnızlığı büyüdüğü için böylesi küçülmüş geldi bize bu baraka, ya da her zaman küçüktü de annemin kocaman sevgisine uyarak genişliyordu günbegün, kim bilir?” (s, 15)

Romanın anlatıcısı da olan on altı yaşındaki Gohor, annesini yitirdiğinde babasını da yitirmiş aslında. Çünkü babası bambaşka biri olmuş eşinin ölümünden sonra. Gohor da kuşlarda bulmuş mutluluğu! Onlarla dost olmuş; içinde biriken sevgiyi onlara vermiş. Kuş olarak hayal etmiş kendini, kanatlarını açıp uzaklara uçmuş düşlerinde. Kuşlardan öğrenmiş her şeyi, sevginin karşılıksız kalmayacağını da… Çünkü kuşlar da sevmiş onu. “Büyük Gümüş Solucan” dediği o trenin çarptığı kuşları Ölü Kuşlar Bahçesi’ne armağan etmek zorunda kalmaktan da yorulmuş aslında. O, sevdiklerini kaybetmekten yorulmuş bir çocuk.

Yoğid oğlu Gohor Askine’nin yaşadığı Gününgülü köyünde, yaşıtları sayılabilecek Bruui, Urey, Kraa, Vulu ve diğerleri de var. Onlarla zaman geçirmeyi seviyor Gohor. Hep birlikte Cam Kent’in uzaktan ışıldayan kubbesine bakıp hayaller kuruyor, oyunlar yaratıyorlar. Köy sakinleri neredeyse yüz yıl önce Cam Kent inşaatında köleler gibi çalıştırılmış ama sonra orada yaşamaya uygun görülmemiş, dışarıda bırakılmışlar. Sokulabildikleri tek yer Cam Kent’in çöplükleri! (Tam da burada Miyase Sertbarut’un, Çöp Plaza’sını paralele okuma önerisi olarak verebilirim.)

Üçüncü dünya savaşı sonrasında nükleer bomba felaketinden kurtulabilen bir avuç insan hayata tutunmak için yollar ararken Cam Kent projesi doğmuş. Cam Kent-Ramelya, köyün sade yaşantısının tersine, gücünü teknolojik donanımdan alan bir fanus. Bu fanusun yöneticisi bir bilgisayar. Cam Kent’te teknolojinin insan hayatına sunduğu kolaylıklardan yararlanarak, mikroplardan arındırılmış ortamıyla farklı bir evren yaratılmış. Orada dış dünyadan yalıtılmışlar nefes alıp veriyorlar.

Cam Kent-Ramelya’nın güvenlik birimi olan Mavi Ankalar’ın Gününgülü köyüne gelip bir haber vermeleriyle roman akmakta olduğu duygusal kanalın yanı sıra heyecanlı bir yatakta da akmaya başlar. Cam Kentler Genel Kurulu’nun aldığı karar duyurulur. Son cam kent inşasının yüzüncü yıl dönümü nedeniyle  “dışarıda” kalanların modern yaşama katılımını sağlamak için köyden yaşları beş ile on yedi arasındaki çocuklar alınacak, kendilerine ek yerleşim hakkı tanınacaktır. Köydekilerin bu karara karşı çıkma yetkileri yoktur. Bilge Bay Öhh’ün söyledikleri onları “uyandırma”ya yöneliktir: “Ya kalan çocukları kim koruyacak? Bu karar çocukların bir kısmı için kurtuluş demekse, söyleyin bana, diğer çocuklara ne olacak? Nasıl kurtulacak onlar?” (s,29) Cam Kent görevlisi “Griler” çocukları almaya gelene dek köylüler neredeyse toplu isyana kalkışmayı bile tasarlarken çocuk seçimi sırasında takındıkları uysal tavır, baş eğme, kabullenme, dikkat çekici, düşündürücü! Belki de pek çoğunun içinde gizlenen dilek Ramelya’da yaşamak…

“Seçilmiş” olan çocuklar Ramelya’da neyle karşılaşacaklarını bilmiyorlar. Cam Kent’e gidecek çocuklar arasında Gohor yok. Fakat Vulu’nun geçirdiği kaza Gohor’un yolunu değiştiriveriyor. Gohor’un ilk aşkı Guugu ile de tanışıyoruz kitapta. Onun güzelliğinden etkilenen Gohor kimi zaman Guugu’dan başka hiçbir şeyi istemez oluyor yaşamında. Ramelya’ya gidecek grupta Guugu’nun da olması Gohor’un o büyük yalanı söyleyerek Cam Kent’e gitmesinde büyük rol oynar. Bu yalan nedir, Cam Kent’te onu neler bekliyor, elbette söyleyecek değilim.

Romanın ilk yarısında Gohor’un hüznüne eşlik eden kar yağışının romana kattığı iklim dikkate değer. İleride Aşkın Güngör romanlarının toplu değerlendirmesinin yapılacağı akademik çalışmalar planlanırsa, onunla “kar” imgesi arasındaki bağı ortaya koymak gerekir. “Kar”ın Aşkın Güngör’den alıp da vermedikleri vardır; bu öyle bir derttir ki okuru da roman kahramanının yüreğini de yakar… Metin boyunca bilge eğitmen Öhh’ün sesi dokunur yüreğimize: “Yalnızlığı sessizlikte bulacaksın, kendini de yalnızlıkta…”

Gohor serisinin ilk iki kitabı 2003’de Bu Yayınları tarafından basıldı. 2008’de Crea Yayıncılık kitapları tek cilt halinde okurlarla yeniden buluşturdu. 2013’de Delidolu ile yolculuğuna devam eden Gohor Serisi’nin Kurtlar Yolu başlıklı ikinci kitabı ile Cin Saldırısı başlıklı üçüncü kitabı da pek yakında yayımlanacak.  Serini dördüncü kitabının da geleceğini Gohor hayranlarına duyurmuş olayım.

Çağdaş edebiyatımızın kazançlarından olan Gohor serisi, biçim ve içerik olarak içinde yaşadığımız “uzam”ı da sorgulamaya açıyor. İnsanlar, doğa, isimler, düşler-gerçekler, bilinenler-bilinmezler Gohor Askine’nin içsel evreninden yola çıkıp okurun evrenine varıyor. Bilim kurgunun bilgeliğinin peşine düşmek iyidir! Yaratıcı okumalar…

*Gohor-Cam Kent/ Aşkın Güngör/ Kapak: Rıza Türker/ Delidolu/ 198s./ 2013
Mavisel Yener, Kitap Gölgesi, Cumhuriyet Kitap, 9 Mayıs 2013

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir