Gohor

GEÇMİŞTEN GELECEĞE İNSANLIK / YANKI ENKİ / İYİ KİTAP

Aşkın Güngör’ün üç kitaplık Gohor serisinin ilk kitabı Cam Kent, Delidolu Yayınları’ndan çıktı. “Kıyamet sonrası” diye nitelendirilebilecek karanlık bir anlatı sunan Gohor, fantastik, bilimkurgu edebiyata Türkçeden yapılan katkının önemli örneklerinden.

İstanbullu yazar Aşkın Güngör, bilimkurgu ve fantezi edebiyatı okurlarının, özellikle de gençlerin birkaç yıldır takip ettiği üretken yazarlarımızdan biri. Güngör sadece roman yazarı değil, şiirden öyküye, masaldan çizgi romana kadar birçok türde hem yazar hem de yayıncı ve editör olarak imzası bulunan, kendini kitaplara vermiş, çalışkan bir isim.

Eğer hâlâ kitaplarını duymayan okurlar varsa, bunun sebebi Güngör’ün eserlerinin kısa zaman içinde birbirinden farklı yayıncılar tarafından yayımlanması olabilir. Örneğin Gohor  serisinden kitapları daha önce iki farklı yayınevi etiketiyle görmüştük. Şimdiyse Güngör’ün ve onun heyecanlı bir maceraya sahne olan Gohor  serisinin daha uzun ömürlü olmasını dileyeceğimiz bir yayıncısı var. “Delidolu” markasıyla çıkan bu serinin ilk romanı Cam Kent’i, ikinci kitap Kurtlar Yolu  ve ardından da Cin Saldırısı  izleyecek.

Tabii Güngör gibi önemli yazarlarımızın, yayınevlerinin yerleşik yazarı haline gelmekten öte bir sorunu daha var. Bildiğiniz gibi, bilimkurgu ve fantezi, Türkiye’de daha çok yabancı dillerden çeviriler üzerinden ilerleyen türler. Bunda, sinema sektörünün lokomotifi Hollywood’un bu edebiyat türlerini bir fabrika olarak kullanması büyük rol oynuyor, çünkü gündemi takip etmek isteyen yayıncılar da, popüler olanı takip eden okurlara, sinemaya uyarlanan yabancı eserleri sunmaya çalışıyorlar. Tür yayıncılığı yapmayan yayınevleri de Türkiye’den iyi bilimkurgu ve fantezi edebiyatı yayımlayacak yeri programlarında açamıyor, hatta dosyaları değerlendirmek için vakit ayıramıyor.

DIŞARIDA BIRAKILANLAR

Hâlbuki okurun gönlü isterdi ki Aşkın Güngör gibi yazarların da eserleri daha geniş kitlelere ulaşsın, hatta bir gün sinemaya uyarlansın; çünkü Gohor  gerçekten de görselliği zengin ve yaratıcı olan bir seri. Okurken sizi bu dünyadan alıp, öyküsünü anlattığı dünyaya götürüyor, ancak orada anlatılan dünya bizimkinden farklı değil, hatta bize gelecekteki halimizi gösterip ders çıkarmamız gereken bir ayna tutuyor.

“Tarihin her döneminde dışarıda bırakılanlar olmuştur. Bu, onlardan birkaçının öyküsüdür,”  diye açılıyor serinin ilk romanı. Anlatıcımız, annesini kaybetmiş olan ve o günden beri kendisini içkiye veren babasını da kaybettiğine inanan genç kahramanımız Gohor. Biraz yalnız biri. Ancak kader onun için serüven dolu bir hayat hazırlıyor. Gününgülü adlı köyde yaşayan Gohor, bir gün kendini Cam Kent’te buluyor. Aslında kendi isteğiyle gerçekleştirdiği bir kaçış bu. Bu yolculuk ve kendine yeni bir ev bulma arayışı, bilimkurguda ve özellikle fantezi edebiyatının önemli örneklerinde hep anlatılan bir öykü olmuştur. Başka diyarlara gitmek ve başkalarını kurtarırken aslında kendi benliğinde bir yolculuğa çıkmak, bu edebiyatın geleneğinde vardır. Herhalde en iyi şu cümle yansıtıyor Gohor’un öyküsünü: “İnsan en zorlu savaşları kendine karşı verir.”

Güngör’ün özellikle bize bizi anlattığı bölümleri okurken farklı bir deneyim yaşıyoruz. Tabii gelecekteki kentlerin nasıl kurulduğunu dinlemek de aynı şekilde heyecan veriyor. Bugünkü dünyadan ve bizden, eski zamanların insanları olarak bahsediliyor. Örneğin dünya tarihi kitabını şöyle tanımlıyor bir bilge: “Bundan asırlar önce, o zamanlar dünyaya hâkim olan insanların, yaşayışlarıyla, hırslarıyla, arzularıyla yönlendirilmiş ve maalesef savaşlarıyla sonlandırılmış zamanın bir özeti.”  İşte gelecekten bugüne bakıldığında böyle karanlık, tükenmiş bir medeniyet olduğumuzu görüyoruz. İnsanlık artık her şeyi sil baştan kurmak zorunda kalmış; yeni isimler, yeni teknolojiler görüyoruz ama insanın içindeki o para ve iktidar hırsı hiç bitmemiş gibi.

Kahramanımız Gohor’un başına neler geleceğini, hem kurtarmak istediği diğer kişiler hem de kendi için neler yapacağını, Cam Kent’ten eve mi döneceğini, yoksa yeni bir serüvene yelken mi açacağını ikinci kitapta görmek için sabırsızlanıyoruz.

Gohor – Cam Kent, Aşkın Güngör, Delidolu Yayınları, 200 sayfa

Yankı Enki, İyi Kitap, Eylül 2013

Bir Cevap Yazın