23.5 C
İSTANBUL
26 Mayıs 2018, Cumartesi

DOKTOR OTUKURU'NUN IŞINLAMA MAKİNESİ

Dedektif Bol Bel Geri Döndü!

Çocuk ve gençlik edebiyatının “hayalsever” kalemi Aşkın Güngör yepyeni bir Dedektif Bol Bel macerası ile eğlenceye kaldığı yerden devam ediyor!

Top gibi göbeği, yaz kış üzerinden hiç çıkarmadığı turuncu şapkası ve pardösüsü ile Fillibaba yolunun çocuk ruhlu “yakışıklı” hayalperesti yeniden iş başında! Üstelik bu seferki görevi hayli karışık bir vaka: Asrın icadına imza atmaya hazırlanan Doktor Otukuru’nun izini sürmek. “Bu iş bizim tanıdığımız Dedektif Bol Bel için çantada keklik” dediğinizi duyar gibi olsak da, sizi temin ederiz ki bu sefer işler hiç de tahmin ettiğiniz kadar kolay ilerlemeyecek. Neden mi? Çünkü BAÇYOF’un (Bırak Artık Çocukluğu Yetişkin Ol Fakültesi) yüz karası Bol Bel, uzun yıllar sonra ilk kez yetişkin birinin dedektifliğini yapmaya soyunuyor da ondan. Ama telaşa gerek yok. Bol Bel başarmaya kararlı. En azından öyle görünüyor

Şıngırdak Otukuru, Bol Bel’in dedektiflik bürosuna geldiğinde nasıl bir dünyaya adım atacağını rüyasında görse inanmazdı. Höyküren bir kapı zili, genişleyip duran bir oda, gerçek bükücü iksir, boyut anahtarı, konuşan hatta yürüyen bilge bir kitap gibi sıra dışı hayal nesneleriyle gücüne güç katan böylesi uçarı bir dedektif kendisine nasıl yardımcı olabilirdi?

Aşkın Güngör’ün hayal dünyasından ışınlanarak ödüllü çizer Gökçe Akgül’ün çizimleriyle ete kemiğe bürünen, tüm zamanların en matrak dedektifi Bol Bel’in maceraları katlanarak devam edecek!

İNCELEME & ELEŞTİRİ

ARKA KAPAK

Gizemli Şeyler Dedektifi Bol Bel, ilk kitabı Sözcük Korsanı’ndan sonra bu kez çok acayip yepyeni bir serüvenle karşınızda!Tanınmış bilim insanı Doktor Otukuru inanılmaz bir icada imza atar. Ne var ki Doktor Otukuru gölgelerden çıkıp gelen gizemli biri tarafından karısının gözleri önünde yok edilir. Yeryüzünün en sıradışı dedektifi Bol Bel, bu tuhaf olayı çözmek için kolları sıvar. Bir yandan da başına bela olan Komiser Dar Bel’in takibinden kurtulmak için bin bir takla atması gerekecektir.

KÜNYE

Dizi Adı: Dedektif Bol Bel’in Serüvenleri 2

Kitap Adı: Doktor Otukuru’nun Işınlama Makinesi

Basım Yılı: Kasım 2013

Türü: Fantastik Roman / Dedektiflik

Sayfa Sayısı: 232

Editör: Mavisel Yener

Kapak ve İç Resimler: Gökçe Akgül

Yayıncı: TUDEM

KİTAPTAN BİR BÖLÜM

Dedektif Bol Bel gazeteden başını kaldırıp kulak kesildi. Bahçede ayak sesleri mi duymuştu? Solundaki pencereden dışarı baktı. Bulunduğu noktadan bahçe kapısını ve kesme taşlı yolun bir bölümünü görebiliyordu. Orada kimse yoktu.

Yanıldığını düşünerek gazeteye dönmüştü ki, kapının tuhaf zili ciyaklamaya başladı: “Biri geldi! Biri geldi! Tam önümde duruyor! Tam önümde duruyor! Sokağı görmemi engelliyor! Sokağı görmemi engelliyor! Alsana şunu içeri! Alsana şunu içeri!”

Bol Bel sandalyesinden kalkarken, “Seni yakında değiştiveceğim, habevin olsun,” diye homurdandı.

“Benim gibisini bulursan değiştirirsin,” dedi kapı zili.

Anlaşılan pek de oralı değildi.

Bol Bel, “Bugüne dek aldığım en geveze hediyesin,” dedi bu kez. “Hev şeyi iki keve söylemek zovunda mısın?”

“Biraz daha akıllı olsaydın bir kez seslenirdim,” dedi zil. “Ayrıca yavaşsın da. Sen gelip kapıyı açana dek kadın zile bir kere daha bastı. Tekrar duyurmamı ister misin?”

Umursamaz olduğu kadar ukalaydı belli ki.

Bol Bel, “Gevek yok,” dedi terslenerek. Pardösüsüyle şapkasının asılı olduğu ayaklı askının yanından geçerek kapıyı açtı. Karşısında, makyajı akmış yüksek topuklu ayakkabılarının üstünde güçlükle duran, kan ter içinde kalmış tombul bir kadın görünce şaşırsa da bozuntuya vermedi. Yetişkinlerin zili bile çalmamasını daha nasıl anlatabileceğini düşünmesine karşın gülümsedi.

“Buyvun?” dedi nezaketle.

“Bol Bel?”

“Ta kendisi.”

“Yanlış olmasın, Dedektif Bol Bel, değil mi?”

“Evet. Buyvun.”

“Yani Gizemli Şeyler Dedektifi Bol Bel, öyle değil mi? Yanlış olmasın diye soruyorum.”

Bol Bel sabrının sonuna geldiğini hissettiren derin bir nefes aldıktan sonra, “Ta kendisi dedim ya,” diye homurdandı.

“Buyvun? Ne vavdı?”

Kadın parmaklarının ucunda hafifçe yaylanıp içeriyi görmeye çalışırken, “Gizemli bir olayı çözmeniz için sizi tutmak istiyorum,” dedi. “İçeride konuşabilir miyiz?”

“Dışavıda da konuşamayız ki içevide konuşalım,” dedi Bol Bel.

“Efendim? Anlayamadım.”

“Anlayışınız kıt mıdıv?”

“Efendim?”

“Anlaşılan öyle.”

“Ne diyorsunuz kuzum siz?”

Bol Bel derin bir nefes daha aldıktan sonra, “Hanımefendi, okuma yazmanız yok mu?” diye sordu.

“Ha, anladım şimdi,” dedi kadın. “Tabeladaki uyarıdan söz ediyorsunuz. Yetişkinler kapıyı bile çalmasın falan.”

“Okuv yazav olduğunuz anlaşılıyov,” dedi Bol Bel sabırsızca. “Anlamadığım şey, okuduğunuzu anlamamakta neden ısvav ettiğiniz. Yetişkinlev için çalışmıyovum ben.”

“Onu anladım,” dedi kadın saf saf.

Bol Bel kapıyı kapatmak için uzanırken, “Öyleyse size iyi günlev,” dedi. “Tekvav gövüşmemek üzeve.”

Ne var ki ziyaretçi pes edecek gibi değildi. Kapının kapanmasını önlemek için ayağını uzatırken, “Durun biraz!” diye atıldı. “Beni dinlemediniz bile.”

“Yetevi kadav dinledim,” dedi Bol Bel. “Şimdi izin vevivseniz…”

“KOCAM SİLİNDİ!” diye feryat etti kadın.

Bol Bel afalladı.

“Silindi devken?”

“SİLİNDİ İŞTE!” dedi kadın. “SİLİNDİ! ÖLDÜ! YOK OLDU!”

Ağlamaya başlamıştı. Zaten akmış olan makyajının daha da berbat görünmesine sebep oluyordu bu.

Bol Bel, “Silinen biv adam,” diye mırıldandı.

Gazetede okuduğu haberi hatırlamıştı: Kocasının bir ışın tüfeğiyle vurulduktan sonra silindiğini söyleyen şu kadın… şu… “Yoksa siz Şıngırdak Otukuvu musunuz?” diye sordu. “Hani…”

(…)

İLGİLİ HABERLER

DAHA ÇOK BOL BEL